Mustafa Çulcu

Mustafa Çulcu

Rahat bir maçtı

Gaziantepspor cesur oyunla hem organize baskı yaparak hem de kazandığı toplarla Fenerbahçe kalesine çok çabuk giderek ilk yarım saatlik dilimde etkiliydi. Top Fenerbahçe'ye geçtiğinde ise adam adama bire bir eşleşme ile sert baskı yaptılar. Fenerbahçe bu bölümde topu önde tutmakta zorlandı. Oyuncular birbirlerine çok uzak kaldılar. Orta alanda konumlanma ve oyun kurmada sıkıntılar oldu. Son çeyrekte Fenerbahçe oyuna ağırlığını koydu. Greenwood, Kerim Çalhanoğlu'nun sert markajından kurtulmak için oyun içinde gezerek oynadı zaman zaman Kerem ile kanat değişikliği yaptı. Lukaku etkisizdi. Guendouzi öne çıkışlarında pozisyonlar buldu lakin son vuruşlarda başarılı olamadı. Abena savunmada çok iyi işler yaptı. İlk yarıda Fenerbahçe'nin hiç faul yapmaması da ilginçti!


İkinci yarı Fenerbahçe baskılıydı. Lakin üretemedi. Direkten dönen toplar sahanın iyilerinden Brown'un bindirmeleri maçın en çalışkan en iyi oyuncusu Greenwood'un çabaları ve İsmail hocanın hamleleri de sonucu değiştiremedi. Ligde şu ana kadar Fenerbahçe beklenen futbolu bir türlü oynayamıyor. İstenilen skorları bulamıyor aksine zorlanıyor. Mehmet Türkmen FIFA hakemi olmasına rağmen bir türlü yer alma, faul ve kart konusunda gelişim gösteremiyor! Ortada koşmak düdük öttürmek farklı oyunu okumak futbolu bilmek farklı. 25'de Arda'nın kaleciye ayak içi ile yumuşatarak pasını kaleci eline aldı ama hakem çözemedi. Meleke'ye 4'te gösterdiği sarı ise uydurma sarıydı. Maçta hakemi zora sokacak pozisyon olmaması şansıydı.

Hakem başarılıydı

Galatasaray o beklenen ön alan baskısı yerine daha geniş alana konumlanarak doğaçlama hücum yaparak başladı. Leao, Yunus, Barış Alper bireysel çalım atıp gitmek istiyor. İlk yarının son çeyreği hariç önde kabul edilebilir bir oyun planı göremedik. Rakip ceza alanında 23 kez topla buluşmanın 15'i son çeyrekte oldu. Kanatları etkili kullanıp merkeze hareketlenerek yapılan hücumlar stoperler arasına yapılan koşularla pozisyonlar buldular ancak son vuruşlar kaliteli olmayınca gol gelmedi. Kocaelispor sahanın her yerinde rakibe nefes aldırmayan birebir sert ve yakın savunma yapan genç bir takım. Topun arkasına geçerek Galatasaray'ı 5-4-1 ile karşıladı. Kazandığı toplarla hızlı geçişle gol aradı. Direklerden dönen toplar kaçan pozisyonlar ve kalesinde başarılı kurtarışlar yapan Serhat vardı. Bir de ilk topları sektirmese daha iyi olacak.

Galatasaray ikinci yarı tempoyu artırdı yüksek baskı ile Kocaelispor'u kendi ceza alanına hapsetti. O kalabalığın içinden direkt kaleyi bulan şutla ceza alanı dışından Abdülkerim kilidi açtı. Şüphesiz sahanın en çalışkan oyuncusu Torreira'ydı. Golden sonra Kocaelispor öne çıktı lakin geç kaldı. Oyunu domine eden daha kaliteli ve tecrübeli ayaklara sahip Galatasaray kazanmayı bildi. Atilla Karaoğlan, Galatasaray'ın iptal edilen golünde kaleci Serhat'ın yerde elleriyle sahip olduğu topa Deniz vurup aldı. Bu fauldür. Hakem tespit edemedi VAR müdahalesi yedi. OFR'de izledi doğru kararla golü iptal etti. Torreira'nın yüzüne el kol illegal kullanımından dolayı Haidara'ya sarı göstermeliydi, göstermedi hatta faul vermedi. 33'te Sissoho ile Kocaelispor 43, 63 ve 68'de Deniz ile Galatasaray penaltılar bekledi devam kararlarının hepsi doğruydu. Ligin deneyimli hakemi zor maçta başarılıydı.

Tecrübe lazım

Trabzonspor geçen hafta farklı galip gelen kadro ile Konyaspor karşısında önde baskı yaptığı ilk dakikalarda savunmada az adamla yakalanınca yediği şok golle maça adeta 1-0 mağlup başladı. Ligde henüz puanla tanışamayan Konyaspor bu maçı türbülanstan çıkış maçı olarak görmüş olmalı ki yüksek motivasyonla hiç telaş yapmadan iyi başladığı oyunda bulduğu erken golle büyük avantaj yakaladı. Savunmada ve orta alanda organize oyunla kaymaları çok iyi yaparak Trabzonspor'un pas trafiğinin işlemesine ve Salah'ın topla buluşmasına engel oldular. Kazandıkları toplarla hızlı çıkarak direkt gittikleri Trabzonspor kalesinde tehlike yarattılar. Onana çok başarılıydı.

***

Şoku atlatan ve doğaçlama oynayan Trabzonspor 15. dakikadan itibaren oyuna ağırlığını koymaya başladı. Aral ve Pina yüksek ortalarla Onuachu'yu buluşturmaya çalıştı lakin Konyaspor stoperleri buna fırsat vermedi. Salah zaman zaman derine gelip top almak zorunda kaldı. Etkisiz kalan Ozan'ın yerine Cabral'ın savunmaya Mustafa'nın öne çıkması ve sonrasında Aral ile Muçi'nin çıkarılıp Saviola ve Dju'nun oyuna girmesiyle Hüseyin hocanın çift forvete dönmesi doğru hamlelerdi. Oyun bundan sonraki bölümde Trabzonspor ile kaleci Bahadır arasında geçti. Lakin gol gelmeyince hocasız Trabzonspor'da mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Reşat Onur Çoşkunses'in 18'de Gonçalves'in yüzüne elini illegal kullanan Pina'ya ve 28'de yaşanan krizde Fabinho'ya yaptığı davranıştan Adil'e sarı göstermeliydi. 45+2'de Muçi'ye kontrolsüz hareketinden dolayı Deniz'e çıkan sarı kart sınırda bir sarı. Sahada ben olsam kırmızı kart verirdim. 58'de Mustafa Eskihellaç'a çıkan sarıya katılmıyorum. Onana hırsına yenik düşünce gereksiz sarı gördü. 30 yaşındaki genç hakemin fauller konusunda tecrübeye ve zamana ihtiyacı var.

İki golü de vermeliydi

Beşiktaş için cezalı Vlahovic ve sakat Rıdvan yokmuş, rakip 5-4-1 ile topun arkasına geçip kalabalık savunma yapıyormuş, sahip olduğu toplarla geçiş futbolu oynuyormuş hiç fark etmiyor. Maça başladığı andan itibaren önde baskı, istekli, iştahlı ve sürekli golü arayan, üreten, kendi futbolunu oynayan ve bunu rakibe kabul ettiren Beşiktaş, İtaliano ile oluşan sinerji ve muazzam keyif veren hücum futbolu ile rakibe ilk yarıda pozisyon vermedi. Daha ilk yarıda yüzde 75 ile topa sahip olan, 354 pas, rakip ceza alanında 25 kez topla buluşan, 14 şut, 1.68 gol beklentisi ve 2 gol ile rakibe nefes aldırmayan, bol bol pozisyon üreten Beşiktaş, oyunun tamamında mutlak hakim olan taraftı. Erzurumspor bu ligin seviyesinde bir kadroya sahip değil. İki takım arasında büyük güç ve siklet farkı var. İtaliano'nun sarı kartlı Salih ve Orkun'u oyundan alması çok akıllıcaydı.

***

Beşiktaş sayılmayan gollerine rağmen farklı galibiyeti fazlasıyla hak etti. Gürcan Hasova bu seviye maçlara yeni yeni çıkmaya başladı. Maçın başında Orhan Ovacıklı pozisyonunu oynattı, doğruydu. Lakin devamında hakemin üstüne koşup itirazına sarı göstermeliydi. Orkun 16'da ciddi mobing yaptı, hakemi sözle ezdi, hırpaladı, orada sarı çıkmalıydı ama gösteremedi, devamında ikinci itirazına sarı çıkardı. İlk yarı biterken Oh'un çekilişine sahada penaltı veya değil, hakem kararıdır. Hakem de veremedi. Oh'un rakibe bir küçük teması var, bu nedenle VAR karışmaz. Beşiktaş'ın 51'de attığı iptal edilen gol öncesi Agbadou'nun topu elle aldığını net göremiyoruz! VAR'da demek ki kanıt var, hakemi izlemeye çağırdı. Ama OFR, farklı kanıt bir açı yine gösteremedi. Bence gol verilmeliydi. 54'te Cerny ile Mujakic mücadelesinde karşılıklı futbolun doğasında olan el-kol basit temas var, faul yok. Buz gibi gol ama hakem 'faul' dedi Cerny'nin attığı gol badem oldu. Sıradan hakemliği herkes yapar ama yürekli hakemlik fark yaratır. Tecrübeye ihtiyacı var.

Manzano neler yaptı?

Fenerbahçe 18 yıl aradan sonra yine yeniden kaldığı yerden Şampiyonlar Ligi'nde ilk maçına muhteşem atmosferde çıktı. Taraftarının önünde maça kontrollü ve sabırlı başladı. Topun arkasına geçerek kalabalık alan savunması yaptı. Greenwood ve Kerem ile ilk yarıda iki pozisyon buldu. Hücumda çoğalamayan Fenerbahçe'de Vedat derine gelip top almak zorunda kaldı. Roma tam bir sistem ve teknik direktör takımı. Maçın yıldızları; Greenwood'un getirdiği topla Brown'un beraberlik golü Fenerbahçe'de özgüven ve moralleri yükseltti. İkinci yarı ilk yarıya oranla gece ile gündüz kadar farklı bir Fenerbahçe vardı. Temsilcimiz ikinci yarı güven veren oyunuyla Roma'ya sahayı dar etti. Son vuruşlarda biraz becerili olsalardı muhteşem bir galibiyet gelecekti. Olmadı. İspanyol Jesus Gil Manzano 42 yaşında ve elit kategori hakemi. Uluslararası anlamda 100 üst düzey maç tecrübesine sahip.

Daha önce A Milli Takımımız, Fenerbahçe, Galatasaray ve ağustos ayında da Beşiktaş maçlarını yönetti. 14'te Mert'e kontrolsüz faulde Wesley'e sarı çıkarmadı. Vedat'a yaptığı taktik faullerde N'Dicka'ya sarı göstermemekte ısrar etti, sabır sınırlarını zorladı. 47'de ise Brown'a yaptığı basit temasta Rensch'e sarı çıkardı. 51'de orta alanda sadece faul dediğimiz pozisyonda bu kez Brown'a balans sarısı çıkardı. 68'de ceza alanı dışında Kerem-Dybala mücadelesine faul yok ama hakem penaltı verdi. VAR pozisyonunun dışarda olduğunu söyledi, penaltı iptal ve frikik oldu. Oysa Dybala aldatmadan sarı görmeliydi. 70'te bu kez Wesley-Kante mücadelesinde Wesley attı kendini hakem devam dedi, oysa Wesley için aldatmadan sarı çıkarmalıydı. Faullerde kartlarda saçma sapan tutarsız kararlar verdi. UEFA'da elit hakemlerin form sıkıntısı var. Dün gece Espen Eskas, bu gece Gil Manzano neler yaptılar böyle? Kalite yerlerde sürünüyor. Yazık...

İkinci İvan Bebek faciası!

Galatasaray, doğru baskı yaparak istekli oynadığı ilk yarıda taç atışından gelen golle öne geçti. Torreira tam bir istikrar abidesi. Sporting'in beraberlik golünde Catamo, 7 Galatasaraylı arasından vurdu! İkinci yarıda yaş ortalaması 23.6 olan Sporting topa sahip olunca tempo yapmaya başladı. Bu tempo Galatasaray'a iyi gelmedi. Geceye berbat bir hakem ve VAR performansı damga vurunca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.
Norveçli Espen Eskas, 38 yaşında elit kategori hakemi. Şampiyonlar Ligi 17 maç, Avrupa Ligi 9 maç, Konferans Ligi 7 maç, son Dünya Kupası'nda 2 maç tecrübesine sahip lakin bu maçta kariyerini inkar edercesine berbat bir yönetim sergiledi. 2. dakikada İnacio'nun Barış'a kontrolsüz hareketini sarı yerine sözlü geçmesine saygı duyduk ancak 22'de top yukarıda Batrakov'un kafasındayken Altimira'nın dalak, böbrek acımasız ve gaddarlık içeren karnına girişi, sahada kırmızı kart olmalıydı ancak sarı ile geçiştirdi. VAR'a yaslandı, o da sessiz kaldı. 43'te elini rakibin yüzüne illegal kullanımdan Sanchez'e çıkması gereken kart, Suarez'e çıktı. 54'te kaleci Uğurcan yattı, uzandı, Suarez ile karşı karşıya ama teması yok. Pozisyona yetişen Jakobs, ayağını sokup topu faulsüz aldı. Takılan Suarez yere düştü, Espen Eskas penaltıyı verdi. Alman Chirstian Dingert zaten berbat bir VAR. O da karışmadı! Roberto Rosetti'nin VAR için "Clear Line" mottosu bu pozisyonlardan sonra "Bed Line" oldu. Kartlarla maçı toparlamaya çalıştı ama geçmiş ola. Avrupa'da ikinci bir İvan Bebek faciası yaşandı.

Hakem vasattı

Trabzonspor'da fırtınalı geçen günlerde göreve gelen Hüseyin Çimşir fark yaratmak adına bir dokunuş yapmalıydı ama o 3 dokunuş yaptı. Ligde bu maça kadar bir kez ilk 11'de yer alan Pina ve Aral Şimşir ile ve de bu sezon ilk 11'de hiç yer almayan Ozan Tufan ile başladı. Dağınık Gençlerbirliği savunması karşısında kanatlardan çok etkili gelen Aral ve Pina yaptıkları asistlerle buna olumlu cevap verdiler. Ozan ise Fabinho'nun yanında iyiydi. Uzun süredir suskun olan büyük golcü Onuachu iki golle döndü. Penaltıyı Salah'a bırakması çok kıymetli bir davranıştı. Alkışı hak etti. Sakatlanıp çıkması şanssızlıktı. 22 dakikada atılan üç golle çözülen rahatlayan oyunda Trabzonspor savunmasının kalesinde Gençlerbirliği'ne pozisyon vermesi sorgulanmalı. Trabzonspor'un yeni transferi Dju oyuna girdiği gibi yakaladığı bire bir pozisyonda son vuruşu iyi yapabilmiş olsa golle başlamış olacaktı. O olmadı ikinci yarıda yakaladığı fırsatı gole çevirdi. Oynadıkları oyundan keyif aldıkları her haliyle belli olan Trabzonspor ikinci yarıda bulduğu gollerle farkı açtı. Lider oyuncu Salah'ı izlemek ayrı bir keyif.

Çağdaş Altay 3. dakikada Diabate'ye gösterdiği sarı kart ne derece doğru ise 45+2 de Aral'ı benzer şekilde durduran ve büyük bir avantajı kesen Traore'ye göstermediği sarı kart o derece yanlıştı. Hakemliğinde standardı, kaliteyi yakalamak ve gelişmek istiyorsa bu iki kararı tekrar tekrar izlemeli. Trabzonspor penaltısını kendisinin vermesini beklerdim. Önü açık ve görüyor, Nwaiwu topa vurdu; Fıratcan ona vurdu. Kolay çözülecek net bir penaltı lakin veremedi, VAR müdahalesi yedi. 80'de Metehan'a Thalisson'un hareketi net penaltıydı veremediler. Ligde 4 haftada 3 maç yaptı. Çağdaş Altay adına iyi performans. Bu maçın farklı skorla bitmesi hakem için büyük avantaj oldu.

Meler tedirgindi

Her iki takımın da taktik sadakatle ve kontrollü başladığı oyunda hiç de düşündüğümüz gibi güçlü orta alan mücadelesi seyretmedik. Rakip kaleye kolay gidişler ve final pası öncesinde top kayıpları oldu. Beşiktaş kendi iç saha oyununu bu maçta da devam ettirdi. Atak oynayan taraftı. Fenerbahçe, taçtan gelen topta Beşiktaş savunması hata yapınca Skriniar ile golü buldu. Sol kanadı etkili kullanan Beşiktaş Trossard'ın ayak dışı ile mükemmel pasında Rıdvan'ın klas vuruşu ile beraberliği yakaladı. İkinci yarı sanki Beşiktaş kendi evinde oynarcasına temposunu hiç düşürmeden hücum oynadı. Cesur ve akıllı oyunla derbiyi kazanmayı bildi. Halil Umut Meler kuşkusuz ligin en kariyerli hakemi. 6'da ceza alanı içinde Oğuz ile mücadele esnasında yerden seken top Agbadou'nun omuz-kol bölgesinden sekiyor. Bu görüntüler ile temasın yerini çözmek çok zor. Hakem devam dedi. En yakındaki İrfan Can pozisyonu en iyi görendi, o da hiçbir reaksiyon vermedi. 50'de Vlahovic'in attığı golde Kante ile mücadelesinde karşılıklı basit bir temas var fakat hakem faul verdi. Neye faul verdiğini anlamak mümkün değil!

Oysa bu temas modern futbolda faul değil buz gibi goldü. Skriniar Vlahovic eşleşmesini maç başından itibaren çözmedi. Hakemler oyuncuları tanımalılar geçmişlerinde yaşadıklarını bilmeliler. 52'de yaşanan krizde Skriniar, Vlahovic'in boğazını sıkıyor. Vlahovic de Skriniar'a anlamı kötü olan kabul edilemez bir el işareti yapıyor. Her iki oyuncu da sarı değil, kırmızı kart olmalıydı. Hakem sarı ile geçiştirdi. 75'te Beşiktaş ceza alanı ön çizgisinde Salih'in Kerem'e net bir faulü var. Çizgi içinde olsa VAR devreye girerdi ama girmedi. Demek ki dışarıda. Pozisyon dışarıda ise Halil Umut Meler frikik ve sarı kart vermeliydi ama hiçbir şey vermedi devam dedi. Büyük hata. Meler ürkek ve tedirgindi. İsmi ile durumu idare etmeye çalıştı daha iyi performans beklerdim. 39 faul, 7 sarı kartla tamamladı. Bu maç Meler için köprüden önce son çıkıştı, uçurumdan aşağı atladı.

Ters orantılı performans

Galatasaray yüksek ön alan baskısı ile Başakşehir'i sahasına hapsetti. Baskıdan panikleyen Başakşehir'in savunması çıkarken yaptığı pas hatasını değerlendiren Osimhen golü buldu.
Biyonik adam Osimhen ön alanda baskı yapıyor, geriye geliyor top çıkarıyor, savunma arkasına atılan toplara koşuyor derken talihsiz bir sakatlıkla oyundan çıktı.
Lemina-Sanchez ikilisi takımı öne çıkarırken Torreira'nın ön bölgeye desteği çok etkili oldu.
Sane kanat değiştirerek serbest oynuyor. Osimhen'li Galatasaray ile Osimhen'siz Galatasaray siyah ile beyaz kadar farklı.
Öyle ki çıkana kadar Galatasaray rakip ceza alanına 11 kez girerken, oyundan çıktıktan sonra giremedi.

Başakşehir ikinci yarı daha etkili oldu. Osimhen'in yokluğunda üretemeyen Galatasaray'da Leao girince oyun seviye atladı.
Torreira'nın golündeki pas trafiği baş döndürücüydü. Galatasaray savunmasında sorunlar devam ediyor.
Kadir Sağlam'ın maçın ilk yarısında çaldığı 18 faulün en az 14 tanesi yalan, çünkü faul değil. En doğru kararı Yunus'a yapılan faul ve Operi'ye gösterdiği sarı kart.
Faul ve kart standardı yok. Çifte standart uygulamaları var. 63'te verdiği penaltıda Sallai önce basit çekip bırakıyor, sonra sağ kolu ile Fayzullayev'in boynuna teması var.
Bunu hakem görebildiyse bravo.
Penaltı ve sarı hakemin kararıdır, VAR karışmaz. Umut Bozok'un direkt ihracı doğru.
Sanchez'in iptal edilen golü VAR tespiti ile ofsayt. 5 sarı kart, 1 kırmızı kart ve 29 faul topun oyunda kaldığı dakika: 51.17. Hakemin performansı taşıdığı kokartla ters orantılı.

Skandal bir karar

Trabzonspor'da yaşanan Fatih Tekke'nin istifasındaki sıkıntılı süreç bitmiş, yerini sevgi yumağı ve üst seviye takım birlikteliği almış.
Ancak bu pozitif atmosfer sahadaki oyuna yansımadı.
Trabzonspor bazı anlarda iyi göründü o kadar. Salah'ın kontrataktan attığı gol dışında pozisyon yok.
Onana'nın öne attığı uzun topları Amed savunması çok kolay karşıladı ve kazanılan toplarla etkili hücum organizasyonları geliştirdiler. Onana kalesinde devleşti, 5 kurtarışı var.
Topa sahip olan direkt kaleyi ve golü düşününce orta alanlar çabuk geçildi.

Trabzonspor golü ararken savunma güvenliğini kaybedince golü yedi. Onuachu'nun kendini bulması için bir gole ihtiyacı var. Çok aradı istedi ama olmadı.
Atilla Karaoğlan'ın karta girmeme ısrarı yanlıştı. Oyunun sertleşmesine, gerilmesine ve itirazlara neden oldu. Ballet sanki hakemin koruma kalkanındaydı.
İlk yarının uzatma dakikalarında Dia Saba'nın ortasında Melih'in sol kolu açık genişlemiş ve topla oynayan kol konumundaydı. Penaltı kararı doğru.
Onana'nın kurtarışında golü atan Sor'un ceza alanına erken girip girmediğini VAR inceledi. Teknolojiye ve VAR'a inanmak durumundayız.
Tamam da çıplak gözle maç yayınında Sor'un ceza alanına erken girdiğini, topa vurduğunu ve golü attığını görüyoruz. VAR bunu nasıl inceledi, nizami saydı anlayamadık.
Bu karar bir skandal… 70'te Mustafa Eskihellaç'ın pozisyonu ofsayt değil, lakin düşmesinde de temas yok, kendini attı, penaltı değildi.
Amed'in attığı ikinci golde, golü atan oyuncu topun gerisinde, ofsayt yok. Gol temiz. Hakem Atilla Karaoğlan'ın baskı altında, endişe ve kaygılı olduğu her kararında yüzünden okunuyordu.