Mustafa Çulcu

Mustafa Çulcu

Hakemin eksikleri

Trabzonspor zayıf rakibi karşısında ilk dakikadan itibaren oyunu kontrol altına aldı. Salah bir asist ve bir gol ile ''benden bu kadar'' dedi, 55'te yerini Saviolo'ya bıraktı. Kornerden yediği gol Onana'nın klasına yakışmadı.
Ancak sonrasında penaltı dahil kurtarışlarıyla gönülleri fethetti.
Trabzonspor bu galibiyetle moral buldu. Pazartesi oynayacakları Beşiktaş derbisi öncesi çift kale antrenmanını Finlandiya'da yaptı.
Taraftarlar tribünde meşale, havai fişek vb... maddeleri yakarak Trabzonspor'a nasıl kötülük yaptıklarının maddi zarar verdiklerinin acaba farkındalar mı?
Maltalı 33 yaşındaki tecrübesiz İshmael Barbara iki sezondur UEFA'nın gelişimine pozitif ayrımcılıkla destek verdiği bir hakem.
15 Temmuz 2025'te Andorra'da yönettiği sadece 509 seyircili Şampiyonlar Ligi ön eleme maçından sonra dün seremonide karşısında Salah'ı görünce heyecandan kura atışında kazananı şaşırdı.

Neyse ki Salah müdahale ederek hakkını korudu. 22'de Eskesen topun üstünden Bouchouari'ye faulünde bacak dizden kısmen bükük olunca borderline sınırında kaldı hakem sarı verdi. Kırmızı da verse saha kararı geçerlidir; VAR karışamaz. 24'te Samet'e uydurma bir sarı çıkardı.
Eğer bu sarı ise 28'de Bouchouari'ye kontrolsüz hareketinde Parzyszek'e mutlak sarı çıkarmalıydı. Ama göstermedi.
Aklı orada kalmış olmalı ki 34'te aynı Parzyszek bu kez Aral Şimşir'e faul yapınca hakem sarı ve ikinci sarıdan kırmızı çıkardı ancak hatalı karar oldu.
Çünkü ilk sarısıydı! Neyse ki kenardan uyarı geldi düzeltti! 58'de Samet topu bilerek elle oynadı penaltı kararı doğru. Hakemin eksikleri çoktu ama skor şansı vardı.

Gelişim gösteriyor

Geçen sezon Avrupa'da kupa kazanmış ligi ilk dörtte tamamlamış Aston Villa'nın bugün özellikle omurgasının ciddi biçimde değiştiğini görüyoruz. Unai Emery genç potansiyelli oyunculara yönelerek oyun içinde dengeleri kurmaya çalışan yeni bir takım kurmuş. Taktik disiplini yüksek, rakibin hatasını bekleyebilen ve hızla hücuma çıkan oyun felsefesi ile ilk 40 dakikada attıkları 3 golle maçı bitirdiler.

Yenilen ilk golden sonra Fenerbahçe oyuna ortak olduğu anlarda pozisyonlar üretti ama istediği golü bulamadı. Üstelik Aston Villa savunması güçlü bir savunmada değil. İsmail, Guendouzi, İrfan Can orta alanda top rakipteyken çok zayıf kaldılar. Bir de buna başta İsmail olmak üzere basit top kayıpları ve pas hataları eklenince Aston Villa bulduğu gollerle farkı yakaladı. Fenerbahçe ve Türk futbolu adına büyük bir hayal kırıklığı oldu. Oğuz Aydın'ın güzel oyunu arada eriyip gitti. Kaleci Ederson sanki kabul günündeydi. Avrupa coğrafyasındaki takımlarla Şampiyonlar Ligi'nde iki akşam oynadığımız maçlar bize modern futbolun çok gerisinde olduğumuzu gösterdi.

Slovak Ivan Kruzliak 42 yaşında Şampiyonlar Ligi ve uluslararası tecrübeye sahip. Onu daha önce Türk takımlarının yönettiği maçlarından tanıyoruz. 7'de Fenerbahçe penaltı bekledi devam kararı doğru. Topla oynayan Cash'ti.56'da Aston Villa penaltı bekledi devam kararı doğru, kol doğal konumdaydı. 67'de İsmail dikkatsiz bir faul yaptı, Aston Villa lehine verdiği penaltı doğru. 76'da müthiş bir avantaj oynattı, döndü Oğuz'a sarı gösterdi derslik uygulama oldu. 2024 Avrupa Şampiyonası'ndan bu yana takip ettiğim UEFA'nın elit hakemi muazzam gelişim içinde ve formda. Çok başarılı bir performans gösterdi.

Ofsayt doğruydu

Galatasaray organize, arzulu ve cesur başladı. Barcelona ceza alanında ilk buluştuğu topta 27'de golü bulunca özgüven ve coşku daha da yükseldi. Dünya devi bir takım karşısında umutlar arttı. Kornerden gelen topla 34'de ikinciyi de buldu. Son dokunan Barış ofsayt olunca iptal edilen gol Galatasaray adına maçın kırılma anı oldu. İlk yarıda Lemina stoperler arasına girerek savunmayı beşledi. Batrakov rakibi karşılarken merkeze destek verdi. Osimhen sadece ilk yarıda 5 kez ofsaytta kaldı, ikinci yarıyı sayamadım. Eren ve Jakobs ilk yarıda Lamine Yamal'ı iyi kapattılar ancak ikinci yarı durdurmakta yetersiz kaldılar. İlk yarıda dengeli gibi duran oyunda ikinci yarı başlar başlamaz iki takım arasında gerek oyuncu gerekse oyun kalitesi açısından siklet farkı ortaya çıktı. Barcelona biraz vites yükseltti işi bitirdi.Savunmaya desteği hiç olmayan Leao,devamlılığı olmayan Eren,uzun zamandır düşüşte olan Sanchez ve devşirme stoper Jakobs ile bu seviye maçları oynamak çok zor! Bu maç bize seviyemizin tek devrelik pembe düş gibi olduğunu gösterdi.


Galatasaray'ın geçen sezon E.Frankfurt maçını yönetmiş olan 45 yaşındaki İtalyan Marco Guida'nın o maçtaki spesifik hatası unutulmadığı için bu maça atanması rahatsızlık verdi. 15'de kendisine top çarptı. 34'de attığı golde topa son dokunan Barış ofsayt. Tecrübeli VAR Marco Di Bello 2 dakika 45 saniyede ofsaytı tespit etti. Barcelona'nın 43'de attığı beraberlik golünde Gordon şeklen ofsayt oyuna,rakibe ve kaleci Uğurcan'a etkisi yok golü atan Cancelo geriden çıkıyor gol temiz. İtalyanların en kötü elit hakemi Marco Guida eğer İtalyan olmasa bu maçları bizim gibi ancak televizyondan izler.

Penaltıyı veremedi

Beşiktaş'ın önemli özelliği sevinçte ve üzüntüde grup enerjisi çok yüksek. Hele ki iç sahada seyircisi ile bu özellik daha da güçleniyor. Yüksek tempo ile oynuyorlar ve şu an ligde fark yaratıyorlar. Hem savunma hem hücumda takımda duran seyreden aksayan oyuncu yok. Herkes pas açısı veriyor hücuma destek olmaya çalışıyor top rakipteyken savunmaya yardımcı olmaya çalışıyor.

İki kanat beki ön bölgeye çok kaliteli destek veriyor. Djalo ve Murillo oyunu geriden kurup topu 2 ve 3. bölgeye sorunsuz taşıyorlar. Rakibin ön baskısını çabuk kırıyorlar. Kocaelispor oyun düzeni olan sürekli oyunun içinde olan kolay gol yemeyen iyi savunma yapan çok koşan sıkı bir takım. Eksik oyuncularına rağmen oyunu bozmadan muazzam mücadele ettiler. Beşiktaş için önemli olan ise bu galibiyetle Amedspor mağlubiyetini unutturmak ve Hoffenheim maçına moralli çıkmaktı.
Öyle de oldu.

Buğra Taşkınsoy giden MHK Başkanı'nın baskısıyla sıkıntılıydı.
Küllerinden yeniden doğmaya çalışırken ateşin içinde eridi gitti güven vermedi. 29'da Tayfur kornerden gelen topta Djalo'yu tutarak formasından çekerek yükselmesini engelliyor.

Beşiktaş lehine sahada verdiği penaltı doğru. Ancak 48'de kaleci Nübel yerde top için mücadele ederken Metehan'ın ayağını iki eliyle tutarak bir sonraki hareketini zamanlamasını ve kaliteli vurmasını net engelliyor üstelik bariz gol şansı bu net penaltı ve kırmızı kart, ama veremedi!
Garip olan net kanıt olmasına rağmen kariyerli VAR da karışmadı! Kocaelispor'un penaltısı arada kaynadı gitti. Net kornerleri aut vermesi kabul edilemez. 78. dakikada yaşanan oyuna başlama krizinde kalabalığın içinde kayboldu. Duruşu ve uygulamalarıyla fark yaratamadı. Dusan Vlahovic-Emir pozisyonu dışarıda başlıyor ve içeride devam ediyor. Penaltı ve sarı olmalı, lakin VAR neyi tespit etti ki devreye girmedi?

Ergün zorlanmadı

Rizespor topa sahip olmaktan çekinmeyen, klasik kapanan bir anlayıştan uzak, yüksek oranda olmasa da oyunu kontrol etmeye çalışan bir takım. Cesur hücumlar üretiyorlar lakin gol üretiminde sorun yaşıyorlar.
Fenerbahçe haftalar sonra Asensio'lu kadrosu ile erken golü bulmasına rağmen, kabul edilebilir bir oyun ve üstünlük kuramadı, üretemedi ve aksine çok pozisyon verdi.

Kerem'in hırsını anlayabiliyorum lakin çok top kaybı yapıyor. Ake'nin açıklarını kapayan Kante, çok çalıştı ancak zaman zaman da top kaybı yaptı. Guendouzi vasattı. Tam bir taktik savaşı ve oynatmama üzerine kurgulanmış, az pozisyonlu oyunun son bölümünde İsmail hoca doğru hamlelerle rakibi açtı ve Fenerbahçe farkı yakaladı.

Ozan Ergün gidenin verdiği ceza ile 2 Mayıs'tan bu yana büyük takım maçına çıkması yasaklısıydı!
Anthony Taylor ile önü açıldı. 20'de Mebude'ye kontrolsüz hareketinden Ake'ye ve 32'de Vedat'ın yüzüne ellerini illegal kullanan Mocsi'ye sarıları göstermedi. Hakemler sorun yaratmazlar, sorun çözerler. 26'da aktif alanda sahada 2 top var, oyunu oynatmak modern hakemlikte tartışmaları arttırır, kaliteyi ve güveni sorgulatır. Oyunu derhal durdurmalıydı ama o oynattı, sorun yaşamaması şansıydı! 38 ve 68'de Rizespor, 75'te Fenerbahçe penaltı bekledi, devam kararları doğruydu.

Hakemi zorlayan bir maç değildi. O da kartsız toplam 10 faulle maçtan başarılı çıktı.

Trabzonspor, 12 dakika içinde attığı üç golle maçı kazandı, deplasman fobisini de bitirdi.
Oğuzhan Çakır daha iyi yer almalı... Hayali fauller üretmemeli...

43'te yaşanan krizde gösterdiği reaksiyon ve rakibine kafa attığı için Melih'e kırmızı olayın başlamasına neden olan Watt'a sarı kart uygulamaları doğruydu. 45+4'te Mustafa ile mücadelesinde Coulibaly teması aldığında kendini kolay bıraktı penaltı yok, devam kararı doğru.
Oğuzhan Çakır, 3-4 faul hatası dışında başarılıydı. Kutlarım.

Cesur değildi

Galatasaray kanatlardan topu takip alana ve dip çizgiye kadar taşımakta zorlanmadı. Ancak içeride doğru açı veya pozisyon alan ne bir santrafor ne bir 10 numara ne de tamamlayıcı oyuncuyu topla bir türlü buluşturamadılar. Bu nedenle tüm ortaları Kasımpaşa savunması kolayca uzaklaştırdı. Galatasaray gol için her şeyi yapmasına rağmen Kasımpaşa savunması gol hunisine sokmayınca ancak ilk yarının son dakikasında duran toptan golü buldu. Kasımpaşa deplasmanda cesur ve kompakt oynayan enerjisini son dakikaya kadar saklayabilen oyunu bırakmayan bir takım. Kaleci Gianniotis çok başarılıydı. Torreira'nın ihracından kısa bir süre sonra Kasımpaşa beraberlik golü geldi. Trabzonspor mağlubiyetinden sonra mutlak kazanmak için Galatasaray gözünü kararttı elindeki tüm kozlarını oyuna aldı büyük takım olduğunu bir kez daha gösterdi ve galip gelmeyi bildi.

Halil Umut Meler ile haftaya başlamak doğru. Onun performansı diğer hakemlere örnek ve ışık olacak. Leao'ya ve Silva'ya çıkardığı sarılarla kendince maça bir yönetim çizgisi koydu. 14'te Galatasaray penaltı bekledi kollar kapalı doğal konumda devam kararı doğru. 40'da Sanchez'e çıkan sarıda sayısal olarak Kasımpaşalı oyuncu daha fazla ama Torreira da pozisyonun içinde mesafe kaleye 50 metre hakemin sarı yorumuna VAR da destek verdi. Bariz gol şansı kriterlerinin tamamı tam olarak oluşmuyor sarı doğru. Ali Yavuz'a çıkan sarı derslikti. 63'de Diarra'nın bariz gol şansını Torreira faulle engelledi, Meler çözemedi sarı verdi. VAR müdahalesi yedi OFR'den doğru kırmızı geldi. Elit hakem seviyesinde cesur ve standart değildi. Gariptir her kritik pozisyonda eli hep kulağında kaçak dövüşen boksör gibiydi.

Hakem zorlanmadı

Biz, ya çok öne çıkıyor savunma güvenliğini bırakıyoruz ya da çok geriye yaslanıyor, rakibe geniş alan bırakıyoruz. Modern futbolun gereği takım oyununda sıkıntılıyız. Bir oyun felsefemiz yok. Kaleci Uğurcan'ın kapattığı köşeden yediği erken golden sonra takım olarak doğaçlama oyuna döndük. Öne çıkan savunmamız, tam da Belçika'nın istediği arkada derin boşluklar bıraktı, geçişte etkili oldular. Biz önde baskı yaptığımızda, kazandığımız toplarla hücum geliştirdik lakin bu kez arkadan beklenen destek gelmeyince üretemedik.

Skor avantajı ile geriye yaslanan ve geçiş oyunu önceliği olan Belçika'nın geride bekleyip 'üzerime gel tuzağı' gibi duran bölümlerde daha etkili gözüktük. Üçüncü bölgede en fazla pas yaptığımız, en fazla aksiyon ürettiğimiz maç oldu. Ama beklenen golü bulamadık. Yediğimiz ikinci gol bütün umutlarımızı aldı, götürdü üçüncü gol ile bittik. Avrupa Uluslar A Ligi başka bir seviye...

Kıymetini bilmek ona göre hazırlanmak oyun geliştirmek gerekiyor. Montella'ya bu lig ağır geldi. 4-6-0 girdabından çıkamadı, inadından vazgeçemedi. Oyuncu değiştirmek farklı, rakibe ve akışa göre oyunu değiştirmek farklı. Çok kaliteli oyuncularımız var ama kaliteli ve doğru çağdaş oyunumuz yok. Dünya Kupası'dan bu yana futbolumuzda tükeniş ve çöküş devam ediyor. Montella için ayrılan sürenin sonuna geldik. Bu kötü süreç ve sonuçlar ona yazar.

Hint asıllı 34 yaşındaki Norveçli hakem Rohit Saggi, 3'üncü dakikada sözlü ikaz etti, 26'ncı dakikada ise aynı eylemi tekrarlayınca Lukebakio'ya ve 30'uncu dakikada ise Tielemans'a doğru sarı kartlar göstererek, oyunu kontrol altında tuttu. Karşılaşmada 24 faul, 7 sarı kart vardı. Maç 94.10 dakika oynandı. Top 62.21 dakika oyunda kaldı. Hakemi zorlayan pozisyon yoktu. O da maçı bozmadı. Gereksiz 2-3 sarı kart dışında başarılıydı.

Örnek performans

Biz bir önceki maçtan kalecimiz zorunlu olmak üzere 4 değişik isimle, İtalya ise savunma dörtlüsünün tamamı olmak üzere 8 değişik isimle ve bambaşka bir kadro ile sahadaydı.
Belçika maçının aksine iyi savunma ve önde baskı ile başlayan İtalyanlar top bizdeyken tüm bölgelerde ikili üçlü sıkıştırma yapıp topu geri kazandılar.
Daha istekli ve üretkendiler. İlk 27 dakikada yediğimiz 3 gol bizi şoka soktu.
Adam ve alan markajı yapamadık.
İtalyanlar ellerini kollarını sallaya sallaya kalemize gelerek pozisyonlar buldular.
Öyle ki sağ savunmacı Kayode bir asist bir gole ulaştı.
Geriden oyun kurucu Bastoni duran toplarda öne çıkarak modern futboldan örnekler verdi bir de gol buldu.
Biz ise savunmada çok hatalar yaptık. Enerji, istek ve tempomuz yoktu.
Ruhumuzu kaybettik. Montella'ya sormak gerekiyor, madem oyunu bu kadar geride kabul edip savunma yaparak başlayacaktın neden uyumlu savunma birlikteliğini bozup Abdülkerim ve Ferdi'yi kestin Ozan, Eren Elmalı ve sakatlıktan yeni çıkmış Orkun'la başladın?


Avrupa Uluslar A Ligi, milli takımların Şampiyonlar Ligi seviyesinde çok yüksek kalite.
Montella'nın bu kaliteye uygun farklı oyun anlayışlarını sahaya yansıtacak rakiplere göre değişen planları olmalı ve üretmeli.
İkinci yarıya güçlü oyunla meydan okurcasına istekli başladık golü de bulduk lakin yine kendi hatalarımızdan yediğimiz gol ile inancımızı kaybettik.
Oyun disiplininden koptuk bireysele döndük.
Saman alevi gibi bir parladık çabuk söndük, üzüldük.
İngiliz hakem Micheal Oliver 41 yaşında. 54'de penaltı beklentisi içinde aldatmadan dolayı Barış'a çıkan sarı doğru örnekti.
55'te Barış'ın golünde rakip kalecinin önünde aktif olan Oğuz Aydın ofsayt gol iptali doğru.
Evrensel ölçekte kendini kanıtlamış başarılarıyla tartışmaya kapalı, Türkiye'nin Collina'dan sonra en güven duyduğu ve uğurlu gelen hakemi.
Aileden gelen güçlü hakemlik kültürü ve mesleki mirası bu akşam bir kez daha sahaya yansıttı.
Çok başarılı, örnek performans gösterdi.

Milliler güven verdi

UEFA Uluslar A ligi ilk maçımızda Avrupa'nın en pahalı milli takımı Fransa karşısında top rakipteyken savunmada beşli, bu beşlinin önünde dörtlü yakın hat ve ileride Barış'ı bırakarak iyi mücadele ettik. Kanatlardan ve merkezden fırsat vermedik. Mbappe'yi Oğuz ile Olise'yi Ferdi ile iyi kapattık. Merkezde Rabiot ve Kone'nin oyun kurmasına Salih ve İsmail iyi engel oldu. Topu kazanıyoruz lakin saklamada ve sahip kalmada sıkıntılar yaşadık Arda dahil çabuk kaybettik. Kanat beklerimize stoperlerimiz Zeki ve Abdülkerim iyi destek verdiler. 27'de ilk defa organize ve kalabalık geldik, önce Barış iyi vuramadı sonrasında Arda'nın müthiş pası Ferdi'nin kafa şutunda kaleci Maignan başarılıydı. Atletik takım Fransa ilk yarının son 10 dakikalık bölümünde baskıyı arttırınca etkili olmaya başladı. Uğurcan'ın 43'de parmaklarının ucu ile kurtarışı olağanüstüydü.


Savunmada iyi kademeye giren millilerimiz Fransa'nın zayıf kanat bulup hücumla çökertmesine izin vermedi. İkinci yarıya daha özgüvenli bir oyunla girdik. İsmail'in kale önü yakaladığı fırsatın gol olmayışına üzüldük. Yüklendiğimiz dakikalardı. Uğurcan ile başlayan Abdülkerim ile devam eden geriden çıkış zorlaması gereksizdi. Mbappe affetmedi. Basit gol yedik. Direncimiz ve isteğimizin kırılmaması beraberlik golünü arayışımız yüksekti. Doğru ve başarılı oyunumuz devam etti. Dağılmadık. Farkın büyümesine izin vermemenin ötesinde beraberliği kaçırdık. Milli takımımızın Dünya Kupası'ndan sonra böylesine pozitif oyunla dönmesi güven verdi. 45 yaşındaki Elit kategori hakemi Alman Felix Zwayer kariyeri, başarıları ve geçmişte yaşadığı handikaplarıyla bildiğimiz bir hakem. Sakin, kararlı, otoriter ve oyuncularla iletişimi iyiydi. Basit temasları oynattı, topu oyunda tuttu. 31'de Barış Alper kendini çok kolay bıraktı öyle penaltı olmaz. Devam kararı doğru. Ülke futbolu, futbolcuları ve hakemlerimiz olarak basit temaslarda kolayı seçip mikroskobik faul aramak üretmek yerine savaşan temaslı çağdaş güncel oyuna dönmeliyiz. Yardımcıların açık ofsaytlarda beklemeden bayrak kaldırmaları çok doğruydu. 85'te kaleci Uğurcan ceza alanı dışında kol ile oynadığı gerekçesiyle VAR müdahalesi geldi, kırmızı gördü.