CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Hedefi 12’den vurdu

Siyah-beyazlı takım, Avrupa'da 4 maç yenilmeden ve hiç gol yemeden yaptığı hızlı girişi Süper Lige'de taşıdı. İlk haftada hedefi 12'den vurarak yarışa başladı desek yanlış olmaz. Üç büyük rakibinin de kazanamayıp puanlar kaybetmesi bir anda yarış psikolojisini Beşiktaş lehine fırsata dönüştürdü. Beşiktaş'ın görevi ise belliydi: Bonusları toplamak ve rakiplerininkaybettiği puanları kendi hanesineyazmak. Beşiktaş, Eyüpspor'u 1-0 yenerek bunu başardı. Ama oyunun söylediğinden daha ziyade skorun söylediği şeyler var. Beşiktaş maça kontrollü başladı. Oyunun merkezinde dengeyi korurken kanatlarda Cerny ve Trossard üzerinden çözüm aradı. Gol de bu arayışın karşılığıydı. Olaïtan'ın hazırladığı pozisyonda Cerny'nin bitiriciliği, Beşiktaş'a sezonun ilk lig üç puanını getirdi. Ancakmaçın ikinci hikâyesi, Eyüpspor'un68. dakikada 10 kişi kalmasıydı. David Costa'nın ikinci sarı karttan oyun dışı kalmasıyla Beşiktaş'ın önündeki kapı iyice açıldı. Fakat siyah-beyazlı takım, bu avantajı ikinci golle taçlandıramadı. İşte burada soru işareti var. 10 kişilik rakibe karşı maçın fişini daha erken çekmek gerekirdi. Beşiktaş skoru korudu, oyunu kontrol etti ve üç puanı aldı ama şampiyonluk yarışında bu tür fırsatların daha acımasız değerlendirilmesi gerekiyor. Sonuçta Beşiktaş kusursuz bir maç oynamadı. Ama ligin ilk haftasında kusursuzluk değil, kazanç önemlidir. Bu daha ilk hafta… Şampiyonluk yarışlarında bazen sezonun hikâyesi böyle başlar.

Avrupa’ya mesaj

Beşiktaş, Midtjylland deplasmanında yalnızca bir üst tura çıkmadı; Avrupa'da yeni kimliğini de gösterdi. İlk maçta alınan 1-0'lık avantajın ardından birçok takım skoru korumayı düşünürdü. Italiano'nun Beşiktaş'ı ise korkarak değil, oyunu kontrol ederek turu almayı seçti. İşte büyük takımları ayıran fark da tam burada ortaya çıktı. Maçın en kritik noktası, savunma ile orta saha arasındaki mesafeydi. Salih, savunmanın önünde adeta bir süpürücü gibi oynadı. Orkunve Olaitan'ın merkeze verdiği destekleMidtjylland'ın en büyük silahıolan ikinci toplar büyük ölçüdeetkisiz kaldı. İlhan ve Cerny genişliği sağlarken, Oh'un bitmek bilmeyen presi rakip stoperlerin rahat oyun kurmasını engelledi. Savunmada ise Djalo ile Emirhan kusursuza yakın bir uyum yakaladı. Hava toplarında taviz vermediler, Nübel de kritik anlarda güven veren duruşuyla takımına liderlik etti. Avrupadeplasmanlarında turu yıldızlardanönce böyle savunmalar getirir.
Rashica'nın oyuna girdikten sonra attığı gol, eşleşmenin düğümünü çözdü. Ardından Orkun'nun penaltıdaki soğukkanlılığı turu mühürledi. Büyük oyuncular, büyük anlarda sorumluluk alır; Orkun bunu bir kez daha gösterdi. Ama gecenin en büyük kazancı skor değildi. Beşiktaş; panik yapmayan, oyunun temposunu bilen, ne zaman bekleyeceğini ne zaman vuracağını hesaplayan olgun bir takım görüntüsü verdi. Italiano'nun kısa sürede takıma kazandırdığı disiplin ve organizasyon, Avrupa seviyesinde karşılığını bulmaya başladı. Kazanılan sadece bir tur değildi. Siyah-beyazlılar, Avrupa'ya"Ben geri döndüm" mesajınıverdi. Beşiktaş, bu sezon yalnızca turları geçen değil, rakiplerinin çekindiği bir Avrupa takımına dönüşebilir.

Beşiktaş iyi yolda

Futbolda iyi başlangıçlar önemlidir. Beşiktaş ilk adımı doğru attı, ilk düğmeyi doğru ilikledi. Muhteşem bir taraftar ve kaptan Orkun'un liderliğinde önemli bir galibiyet başlangıcı yaptı… Siyah-beyazlılar, rakibin kırmızı kart görmesiyle yaklaşık bir saat boyunca sayısal üstünlükle oynadı. Böyle bir senaryoda beklenti, oyunun tamamen kontrol altına alınması ve farkın açılmasıydı. Beşiktaş topa sahip oldu, oyunun temposunu belirledi ancak özellikle son bölgede üretkenlik konusunda istediği seviyeye ulaşamadı. Italiano'nun oyun anlayışının ilk izleri sahaya yansıdı. Takım topu kaybettiğinde ön alanda baskı yaptı, savunma hattı birbirine yakın kaldı ve rakibe net geçiş fırsatları vermedi. Özellikle savunma disiplini ve takım boyunun kısa kalması, sezonun geri kalanı adına umut veren detaylardı. Yeni transferler de ilk resmi sınavlarında olumlu sinyaller verdi. Gol, takımın dinamosuOrkun'dan gelse de oyunu yönlendiren,sorumluluk alan görüntüsüylelider karakterini ortaya koydu. Salih orta sahada savunma ile hücum arasındaki bağlantıyı kurdu. Nübel fazla zorlanmasa da topu oyuna sokuşu ve sakinliğiyle güven aşıladı. İkinci gol gelmedi ama Beşiktaş istediğinialdı ve tur için avantaj yakaladı. Ancak 10 kişi kalan bir rakibe karşı ikinci golü bulamaması, üzerinde çalışılması gereken en önemli konu olarak öne çıktı. Sezonun ilk resmi maçında ortaya konan mücadele ve oyun disiplini olumlu olsa da, bu kadronun gerçek potansiyeline ulaşması için zamana ihtiyacı var. İlk 90 dakika, umut verendeğerli bir başlangıç oldu.

Dün dünde kaldı cancağızım, yeni şeyler söylemek lazım

A Milli Takım'ın Dünya Kupası'na yaptığı başlangıç, milyonlarca taraftarın hayallerini ertelemek zorunda bıraktı. Avustralya karşısında alınan mağlubiyet yalnızca sahadaki oyuncuları değil, sabaha karşı ekran başına geçen ve meydanları dolduran Türk futbolseverleri de derinden üzdü. Şimdi gözler Paraguay ile oynanacak kritik karşılaşmaya çevrildi. Mücadele yarın sabaha karşı TSİ 06.00'da Kaliforniya eyaletine bağlı San Francisco kentinde. Bu maç sadece 3 puan mücadelesi değil aynı zamanda yeniden ayağa kalkma, öz güveni tazeleme sınavı olacak. Milyonlarca taraftar yine ekran başına koşacak, meydanları dolduracak. Yürekler Ay-Yıldızlı ekiple atacak. İlk maçın üzüntüsünü unutturacak bir performans ve sahada son düdüğe kadar mücadele eden bir takım görmek istiyoruz. Şimdi söz sırası futbolcularda. Türk futbolunun en büyük gücü, zor anlarda gösterdiği reaksiyonlardır. Paraguay karşısında alınacak bir galibiyet sadece üç puan değil, aynı zamanda yeniden doğan umutlar anlamına geliyor.


'ÇOĞU İNSANDAN DAHA TÜRKÜM'
A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Paraguay maçı öncesi basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. İtalyan teknik adam şu ifadeleri kullandı: "Ben aslında Türküm. Biliyorsunuz, 5 yıldır buradayım. Duygusallığı tam anlamıyla biliyorum. Çok üzüldük o maçtan sonra. Sadece o değil, kaos yaratıldı. Maçtan sonra ondan da yararlanılmaya çalışıldı. 3 yıldır burada güzel işlere imza atıyoruz. Dünyada takdir edilirken kendi ülkemizde bu kadar takdirden uzak olmamız ve ilk mağlubiyette bunu yıkmaya çalışan bir sistem olması beni çok üzüyor. Her zamanki gibi çok çalışarak istediğimiz hedeflere yürümeye devam edeceğiz. Kaos yaratıp da Türkiye'ye zarar vermek isteyen insanlardan daha çok Türk olduğuma inanıyorum. Ben her zaman buranın başarısı için mücadele veriyorum."


KENAN GÖREVE ARDA MERKEZE!
Paraguay'a karşı Kenan Yıldız ve Mert Müldür 11'e girecek. Arda ise 10 numarada oyuna yön verecek
TEKNİK direktör Montella, Paraguay karşısında 11'de iki önemli değişiklik yaparken oyun sistemini de revize edecek. Hafif sakatlığı bulunan ve Avustralya karşısında ikinci yarıda görev alan Kenan Yıldız, as kadroya dönecek. Üretkenlik konusunda sıkıntı yaşayan milliler için Kenan'ın varlığı, rakip savunmayı zorlayacak önemli bir koz olacak. İtalyan çalıştırıcı, Paraguay karşısında Arda Güler'i oyun kurucu olarak merkezde oynatacak. Sağ bekte Zeki'nin yerine Mert Müldür görev alacak. Orta sahada Hakan'ın yanında Orkun Kökçü yer bulacak. Barış Alper ise bu kez sağ kanatta forma giyecek. Tecrübeli çalıştırıcı, ilk müsabakada kenarda tuttuğu Can Uzun'dan bu kez gidişata göre faydalanacak.


DÜNYA KUPASI DEĞİL SANKİ DÜNYA TURU
MİLLİ Takım, oynayacağı 3 maç için neredeyse dünya turu yapıyor. Avustralya müsabakası için Arizona'dan Vancouver'a 2 bin kilometre gidip, tekrar buraya dönen Ay-Yıldızlılar, Paraguay sınavı nedeniyle bin 83 kilometrelik mesafede bulunan San Jose'ye geçti. Milliler, mücadelenin ardından yeniden Mesa'daki kamp merkezine ulaşacak. Üç gün yine Arizona'da kalacak Türkiye, daha sonra da 550 kilometre uçuş mesafesinde bulunan Kaliforniya'daki Carson kentine ulaşacak ve ABD maçına çıkacak. 3 maç için toplam 7 bin 200 kilometre yol gidecek Türkiye, 48 takım arasında en fazla mesafe kat edecek 9. takım konumunda yer alıyor.

Öfkemizin esiri olmayalım

A Milli Takım'ı 22 Mayıs'ta Riva'da başlayan kamptan bu yana gölge gibi takip ediyorum. Oyunculara inancım ve güvenim tam. Paraguay maçını kazanarak gruptan çıkma hedefine ulaşacaklarına inanıyorum. Ama 'Dost acı söyler' derler ya Paraguay maçından önce şu tehlikeye dikkat çekmeden olmaz. Kontrolsüz güç güç değildir. Türkiye, Avustralya'ya yenilince ortalık karıştı. Haliyle beklentiler büyük olunca, hayal kırıklıkları da büyük olur. Eleştiriler aynı zamanda beklentiyi ve inancı doğuran takımı onurlandırma anlamı da taşır.

İLK MAÇTA YAŞANAN IŞ KAZASIYDI


Milliler, Avustralya'ya hazırlanırken de maçtan sonra da tespitlerde analizlerde hiçbir boşluk yoktu. Takım gol yollarını aşamadığı için ve iki atakta iki gol yediği için bu talihsiz sonuçla karşılaştı. Ben bunu bir iş kazası olarak değerlendiriyorum. Sorun günün sorunu değil. Türkiye'nin var olan sorununun yansıması. Milli Takım kendisinden büyük takımlara karşı, kendi seviyesindeki takımlara karşı her zaman güçlü oyun oynadı ama kendisinden katbekat zayıf olan, kapanan takımlara karşı sorun yaşadı. Montella'ya A planından ziyade B ve C planları konusunda, kapanan takımlara karşı gerekli aksiyonları alamaması, alternatifleri üretememe, teknik zenginlikleri oluşturamama konusunda hep eleştiriler vardı. Eleştirileri geçmişteki sorunların yansıması olarak görebiliriz.

SİNİRLERİ KONTROL ETMELİYİZ


Paraguay'ı yenip gruptan çıkılacağına inancım yüksek. Kaliteli ve uyumlu bir takımız. Kendi aralarında bir sorun olmadığını düşünüyorum. Birliktelik olmasa son iki yıldaki başarılar olmazdı. Ama keskin sirke küpüne zarar diye de bir söz var. Oluşan bu gerginliğin, maç kazanmak adına gösterilen hırsın iyi kontrol edilmesi gerek. Hırs bizi kırmızı kartla, bireysel bir hatayla karşı karşıya bırakabilir. O yüzden diyoruz ki gereğinden fazla hırs ve öfke takıma zarar verir. Dengeli, akıllı ve stratejik olmak zorundayız. Hırs başka bir şey, hırsın esiri olmak başka bir şey... Milli oyunculara söyleyeceğim şudur; bir şeyleri ispat etmek zorunda değilsiniz. Bu yükün altında kontrolü kaybetmemelisiniz. Gücünüzü akılcı kullanmalı, hırsınızı sahaya doğru yansıtmalısınız.


PARAGUAY MAÇINA 2.5 DEĞİŞİKLİK!


Kenan Yıldız ile Mert Müldür'ün ilk 11'e geçtiği, Barış Alper'in mevkisinin değiştiği bir kadro ile Paraguay karşısına çıkacağız
1-KENAN Yıldız geri dönüyor... Avustralya maçının ikinci 45 dakikasındaki oyunu Montella'yı mutlu etti.
2-KENAN 11'e dönünce Barış Alper Yılmaz'ın mevkisi değişecek. Montella, EURO 2024'te olduğu gibi Barış'ı forvet hattında kullanacak. Sert ve güçlü Paraguay savunmasının dengesini bozacak. Kerem kulübeye çekilecek.
3-ARDA Güler yine sağ kanatta oynayacak ama daha çok içeri gelen bir görevi olacak. Zeki daha çok defansta kalmayı tercih eden bir oyuncu olduğu için Mert Müldür'ün sağ bekte görev yapıp ileride Arda- Barış ve diğer oyunculara destek olması bekleniyor.
4-DENİZ Gül gibi uzun bir santrforun rakibi bozabileceğini, olmazsa çapraz koşularla arkadaşlarına pozisyon açabileceğini düşünüyorum. Ancak hoca, Barış'la başlayıp, Deniz'le değişime gidebilir bir görüntü içinde.
5-TEMEL faktör Can Uzun'un enerjisi. Kuzey Makedonya ve Venezuela hazırlık maçlarındaki Can topla ilişkisi yüksek, kalabalık defans arasında iyi işler yapıyor. Santrfor bölgesinde ve gerisinde orta sahadan dikine gitme becerisi var.
Hocanın Can'ı ikinci yarıda kullanmasını bekliyoruz.
6-ORTA sahada Hakan dışında, Orkun ve İsmail ikilisinden de vazgeçilmesini beklemiyorum. Son taktik idmanda hocanın düşüncesinde bir değişiklik olur mu onu da şu an kestirmek mümkün değil. Kenan ve Mert'in 11'e geçtiği, Barış'ın mevkisinin değiştiği bir rotasyonla Paraguay karşısına çıkacağız gibi görünüyor.


NASIL KAZANIRIZ?


1- Hakan, oyunun temposunu belirlemeli. Mümkün olduğunca yüksek ve hızlı olmalı. Paraguay'ın orta blok savunmasını sabırla çevirmek gerekiyor.
2- Bekler, hücuma destek vermeli; özellikle kanat genişliği önemli.
3-Arda çizgiler arasında topla buluşursa, isabetli şutlar ve arapaslarla Paraguay'ın sert savunma yapısı bozulabilir.
4-Top kaybı sonrası 5-6 saniyelik karşı pres çok önemli; çünkü Paraguay topu kazandıktan sonraki geçişlerde çok tehlikeli oluyor.
5- Duran toplarda Gustavo Gomez yakın markajla kontrol edilmeli.
6-Türkiye erken gol yerse bile paniğe kapılmamalı.


'ÖZÜR MAÇIMIZ OLACAK'

BİZİM Çocuklar, Paraguay karşılaşmasını üzdükleri Türk halkına karşı bir özür maçı olarak görüyor. Önceki gün basın toplantısı yapan Uğurcan ile Samet takım adına şu mesajı verdi: "Sokakları dolduran halkımızı üzdüğümüzü biliyoruz. Tribünde çocukları ağlattık. Paraguay bizim tüm Türk halkından özür maçımız olacak. Sonuna kadar savaşacağız. Takımı buraya kadar biz getirdik. İki maçı da alarak sonuna kadar gideceğiz."

DAHA SERT, DAHA KENETLENMİŞ


AVUSTRALYA yenilgisi sonrası 5-6 saatlik bir yolculukla Arizona'ya dönüldü. Oyuncular daha çok gelen tepkilere odaklandı. Montella ve İbrahim Hacıosmanoğlu'nun toplantıları vardı. İkinci gün daha sakin geçti. Aldığım bilgi şu yönde; kendi aralarında sürekli sohbet ettikleri için bu mağlubiyet takımı daha da sertleştirdi ve kenetledi. Futbolcular hırs küpü, içten içe bir öfke de var. Son basın toplantısında Samet Akaydın ve Uğurcan Çakır'ın mesajları takım içinde biriken hırsı ve öfkeyi gösterdi. Hırs ve öfke kontrolü milli takımın önündeki en büyük engel.


AVUSTRALYA'DAN DAHA SAVUNMACILAR


Paraguay geçiş oyunu ile sonuca gitmeye çalışan bir ekip. İşte madde madde cumartesi TSİ 06.00'da karşılaşacağımız rakibin öne çıkanları:
1-PARAGUAY, teknik direktörü Gustavo Alfaro'nun gelişinin ardından 16 yıl sonra dünya kupalarına katıldı. Elemelerde maç başına 0,56 gol yedi.
Rakiplerine maç başına 9,8 şut izni verdi. Topa sahip olma oranı yaklaşık %37-38 seviyesindeydi; yani oyunu savunma ve geçiş üzerine kurdular. Bu rakamlar, onları CONMEBOL'un en az gol yiyen ekiplerinden biri yaptı.
2- MUHTEMEL savunma dörtlüsünde yer alan isimlerden Juan Caceres'in (sağ bek) hücum katkısı sınırlı. Gustavo Gomez (stoper) aynı zamanda takım kaptanı ve duran toplarda gol tehdidi yaratabiliyor. Omar Alderete sert ve fiziksel. Ara sıra duran toplarda skor üretebiliyor. Junior Alonso genelde savunma öncelikli.
3-PARAGUAY'IN en etkili oyuncuları; Julio Enciso; dribbling, ara pas ve uzaktan şut özellikleriyle en tehlikeli isim. Miguel Almiron; hızlı geçiş hücumlarının lideri. Özellikle açık alan bulduğunda çok etkili. Kaptan Gustavo Gomez savunanın liderliğini üstlenmesi kadar duran toplarda gol kovalıyor.


ABD'DEN NEDEN FARK YEDİLER?


ABD'YE 4-1 yenilmelerinin birkaç temel nedeni var. Ve bizim için iyi bir örnek. ABD çok önde baskı yaptı ve Paraguay'ın uzun toplarla çıkışını engelledi. Paraguay orta sahada sayısal olarak eksik kaldı. Savunma çizgisi alışık olmadığı kadar geriye itildi. Topu kazandıklarında Enciso ve Almiron'u yeterince hızlı besleyemediler. Ev sahibi ABD'nin temposuna ve geniş alanda yaptığı koşulara cevap veremediler. Kısacası; Paraguay'ın güçlü olduğu "kompakt savunma + kontra" düzeni ABD'nin baskısıyla bozuldu.

Tek problem stoperlerimiz

A Milli Takım, Fenerbahçe ve Trabzonspor'un eski teknik direktörü Ersun Yanal, ABD'de SABAH Spor'un sorularını yanıtladı. Venezuela maçını tribünden takip eden tecrübeli hoca, Ay-Yıldızlı ekibin röntgenini çekti.
🔴 Venezuela maçını saha kenarındaki localardan izlediniz. İzlediğiniz yerden Milli Takım nasıl görüldü?
Milli takımımız, Venezuela karşısında grupta oynayacağı Avustralya, Paraguay ve ABD maçlarının iyi bir provasını yaptı. Benzer özellikleri olan bir takımla oynamak önemli. Çok iyi olmasalar da iyi olabilecek oyunculardan kurulu, alternatifi çok olan takım bu turnuvaya hazır. Özellikle takımdaşlıkları çok yüksek. Bu da Dünya Kupası'nda başarı için en önemli temeli teşkil ediyor.
🔴 Hazır gördüğünüz 5 oyuncuyu söyler misiniz? Özellikle dikkatinizi çeken futbolcular kimler oldu?
5 futbolcudan ziyade hazır olan çok oyuncu var. Ferdi girecek. İyi bir Hakan Çalhanoğlu, takım için çok özel. Daha Kenan girecek. Deniz Gül gibi yeni oyuncular geldiğinde iyi bir kadro ortaya çıkıyor. Tek problem bence stoperlerin performansı olacak. Onların performansı yükseldiğinde takımımızın bu kupadaki şansı çok yüksek olacak.


MONTELLA BİR KONUDA ZORLANACAK!

🔴 Herkes Can Uzun'u konuşuyor, "Top ayağına yakışıyor" diye... Onda ne görüyorsunuz?
Bu turnuvada Arda ve Hakan'dan sonra oynayacağı sisteme göre 3 ya da 4. orta sahayı seçecek Montella çok zorlanacak gibi görünüyor. Çünkü çok alternatifi var. Can Uzun önemli bir oyuncu. Öncelik de onda olmayacak diye düşünüyorum. Ama oynadığında çok faydalı olacağı kesin.
🔴 Montella genelde Kerem'i santrfor sürüp, santrforsuz oyunu oynuyor. Son iki maçta Deniz'i öne sürerek farklı bir sistem deniyor. Sizce bu oyuncu grubu ile başlangıç hikâyesi nasıl olur?
Takımdaki santrfor Deniz bana göre çok yükselecek bir oyuncu. Performansı artacak bir oyuncu ama gruptan çıkmamız ve play-off'tan sonra Kerem'in performansı önemli. Kenan, Barış gibi oyuncular gole yakın oyuncular. Takım olarak oynandığında başka bir isme gerek kalacağını düşünmüyorum. Gruptan çıktıktan sonra kaliteli takımlar bizi zorlayacaktır.
🔴 Sakat oyunculardan Hakan ve Kerem oyuna girdi. Geriye Kenan ve Ferdi kaldı. Hakan'ı nasıl değerlendirirsiniz?
Hakan bu takımın bana göre en önemli profili. Hem sosyal açıdan hem takımdaşlık açısından oldukça başarılı. Bu takımın dokusunu oluşturdu. Genç ve Ümit Milli Takım'daki tüm süreci oynadı. Kariyeri de çok yüksek bir şekilde devam ediyor. Montella'nın takım üzerindeki kurduğu etkinin önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum.


FENERBAHÇE'YE ORTAK AKIL LAZIM!

🔴 Fenerbahçe nasıl başarılı olur?
Biraz esprili bir cevap vermek istiyorum. Bu konu da derin bir konu. Fenerbahçe'nin başarılı olması, şampiyon olması. Her şey iyi yönetilmekten geçiyor. Samandıra da dahil olmak üzere kulübü yönetmek, yönetmek, yönetmek. İyi yönetmek, hakkıyla yönetmek, yöneteceklere yetki vererek yönetmek. Herkesin görev ve vazifesini kişilerin dirayetine bırakmak. Ortak beynin bir araya getirildiği sürgüden geçirilerek yönetmek. Tek başına bir şey yapamazsınız. Umarım Fenerbahçe kendine göre bir model bulur.
🔴 Şampiyonluk için ne yapılmalı?
Fenerbahçe'nin yapmadığı bir şey kalmadı. En ünlü teknik direktörü de getirdi ama sonuç alınamadı. Bu sonucun nerede alınamadığı konusunda ciddi bir araştırma yapılmalı. Şampiyonluklar taraftarı, yönetimi, teknik heyeti, medyasıyla bir birliktelikten çıkan sonuçtur. Bu bir kulüp ve futbol aklıyla ortaya konacak top yekün bir başarıdır. Fenerbahçe'nin bunu iyice masaya yatırması gerek. Karşıdan bakıyorum ki değerlendirmeler biraz üst perdeden gibi geliyor.


GEÇİŞ OYUNU BİZİM İÇİN BÜYÜK AVANTAJ

🔴 Venezuela'yı yendik ama zaman zaman tempo düştü. Normal mi?
Koşan bir takımla oynadık. Sert ve alan daraltan. Hızlı çıkan. Uzun yolculuktan gelen ve burada uzun yolculuklar yapacak olan, Amerika'daki saat sistemine uyum sağlayacak bir takım için ortaya konan performans normal. İlk maça kadar takım kendini daha iyi toparlayacaktır.
🔴 Milli Takım'ın Dünya Kupası'ndaki gerçekçi hedefi ne olmalı?
Milli Takım'a rakip olarak benim gördüğüm, her takım güçlüdür, birbirine sürpriz yapabilir ama bizim takımın Fransa, Almanya, İngiltere, Portekiz, Brezilya, İspanya gibi takımlarla erken karşılaşmaması durumunda yolumuza devam edeceğimizi düşünüyorum. Bunlarla karşılaştığımızda sürpriz yapabiliriz ama zorlanabiliriz de.
🔴 Önde baskı, alan daraltma, pres milli takımda gördüğümüz şeyler ama son maçlarda görmedik. Nasıl yorumlarsınız?
Oyunun en önemli parçası geçişler. Savunmadan hücuma, hücumdan savunmaya geçişlerdeki takımın özellikli oyuncuları var. Hem yerleşim hem de bu geçişi yapacak zekâya, oyun kalitesine sahip, dayanıklılığı yüksek oyunculardan kuruluyuz. Özellikle orta sahamız, savunmamız bu konuda çok iyi. Geçiş oyununu iyi oynuyorlar. Özellikle hücumdan savunmaya geçişi. Takımın bu oyuncuları tek mevki oyuncuları olmaktan çok daha fazla mevkide oynuyor olmaları da büyük avantaj.
🔴 Türkiye sürpriz yapabilecek takımlar arasında gösteriliyor. Katılır mısınız?
Sürpriz yapabilecek bir takım olduğu aşikâr. Takım içinde yıldız olabilecek oyuncular da var. Bu oyuncuların bağları güçlendikçe bütün dereceleri yapacak potansiyele sahip olacaklarını düşünüyorum.


ARDA GÜLER KENDİNE YATIRIM YAPIYOR

🔴 Önemli şampiyonalarda bir varız, uzun süre yokuz. Süreklilik için ne yapılmalı?
Çok uzun bir konu. Uzun uzun tartışılması gereken bir konu. Türkiye, Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip. Türkiye futbol ve diğer branşlarda zaman zaman başarılı sonuçlar alsa da istikrarlı gidişleri bir türlü yakalayamamış durumda. Buna olimpiyatlardan da örnek verebiliriz. Kadın voleybolda bunu değiştirdim ama onlar da zaman zaman iniş çıkış yaşıyor. Spordaki tesisleşmenin, tabana yaymanın, yolu belli. Tesisler, yeniden planlanmalar, futbolun altyapısı için yapılanmalar gerekli. Yıldız oyuncuların çoğu yabancı ülkelerde yetişmiş isimlerden oluşuyor. Başlı başına bir konu. Her kurum bunu ciddi şekilde tartışmalı.
🔴 Arda'nın lidere dönüşmesi için neler yapması gerek?
Arda çok yetenekli bir oyuncu. Bunu kanıtladı. Futbol becerileri üst düzey. Real Madrid'de aldığı süre ve başarısı ortada. Milli Takım'da yaptıkları ortada. Büyük oyuncular büyük karakterlerdir. Büyük karakter olabilmeyi başarmak büyük donanım gerektirir. Arda kendine yatırım yapacaktır ama karakterine ve sahip olduğu değerlerin bilincine yaptığı yatırım, entelektüelliğine yaptığı yatırım onu dünya yıldızı haline getirecek.

İllüzyon bitti

Önce Beşiktaş adına durum tespiti yapalım. Siyah-beyazlı taraftar ve camia aralık ayında takım lige havlu attığı için Ahmet Nur Çebi'yi gönderdi. Daha sonra Beşiktaş'ı aralık ayında yarışı bırakan takım olmaktan kurtaracağız diyerek yola çıkan Hasan Arat'ı yıprattı, görevi bırakmasıyla 1 yılı doldurmadan başkanlığa veda etti. Serdal Adalı geldiğinde ocak ayına yine umutsuzlukla girilmişti, bir iki transfer dönemiyle aralık ayında havlu atma sendromuna son verme vaadiyle geldi. Güven, zaman istedi ve Solskjaer'i gönderip takımın başına Sergen Yalçın'ı getirdi. Çebi, "Benim 1 şampiyonluğum ve bir kupam var'' diyerek teselli bulabilir. 11 ay başkanlık yapan Arat, "Şampiyonluğum yok ama bir Süper Kupam var'' diyerek kendini dillendirebilir. Ancak Adalı yönetimi, Sergen Yalçın'ın geldiği süre zarfında vadettikleri birçok hedefi pas geçti.
Yalçın televizyondayken üst perdeden konuştu. Solskjaer ve Bronckhorst'a, "Beşiktaş'ın büyüklüğünden haberleri yok" diye dem vurup yol gösterdi. Anlamlı bir nasihat vardır. 'Büyük lokma ye ama büyük konuşma' diye. Gelinen noktada işin acı tarafı; gelişen bir futbol da yok. Aralık ayında havlu atılan bir lig yarışı, Avrupa'ya erken veda, Türkiye Kupası'nda Konya'ya eleniş... Transfer istediler. İki transfer dönemi geçti. Sergen Yalçın'ın döneminde 57 milyon Euro'luk takviye yapıldı. Sonuç; tabela ortada. Dün tribünler üzüntüsünün yansımasını maç bitimi istifa sesleriyle haykırdı. Sergen Yalçın, Beşiktaş için bir illüzyondu ve bu gösteri dün Dolmabahçe'de kötü sonla bitti. Takımın gerçekçi olmayan hayallere değil doğru adımlara ihtiyacı var.