İskender Günen

İskender Günen

İşte büyük takım!

Bu maçın yorumuna Trabzonspor için gece ve gündüz mü desek ya da büyük takım refleksi mi desek? Büyük takım refleksi daha doğru başlık olur. İlk yarıda topa sahip olan ve iki kenardan da atak girişimleri yapan taraf Rizespor'du... Özellikle Mithat, Trabzonspor'un sol kenarını felç etti. Uzun zamandır Mustafa'yı bu kadar etkisiz görmedim. Orta alanda Fabinho ve Melih oyuna hiç giremedi ve orta saha Rizespor'un kontrolünde kaldı. Bu yarıda istenilen hücum organizasyonları da yeterli düzeyde olmadığı için Rizespor ilk yarıyı 2-0 önde bitirdi. İkinci yarıda Fabinho'nun yerine Folcarelli girdikten sonra 8 dakikalık bir bölüm var ki mükemmel görüntüler ortaya çıktı. Önce Salah-Muçi birlikteliğiyle Melih ağları gördü, ardından yine Muçi'nin getirdiği toplarda Aral ve Franculino ile de 3-2 öne geçen Trabzon oldu. İlk yar-ı ya göre değişen şey Trabzonspor'un hücumda gerçek kimliğiyle yer almasıydı. Muçi ilk yarı sahada yoktu, ikinci devre ise atılan gollerin hepsinde büyük payı vardı. Franculino'ya ise ayrı bir parantez açmak gerekir. Reis'in gelmesiyle 11'de yer buldu ve şu ana kadar Trabzon'un hücumunu şekillendiren oyuncu olarak öne çıktı. Rakip savunmanın arkasına yaptığı koşular, çabuk hızlanması ve yüksek teknik becerisi... Attığı dördüncü golde ise mükemmel bir vuruş özelliğinin de olduğunu gösterdi. Bugüne kadar yapılan maçlarda Trabzon ilk golü atan taraftı. Yenilen iki golden sonra bile oyunu ve mücadeleyi bırakmayıp büyük takım kimliğiyle sahada yer aldı. Muhteşem bir dönüşe imza atan Trabzonspor, şampiyonluk yarışının içinde olacağının mesajını verdi.

Muhammed Salah tam bir fenomen

Galatasaray maçından sonra Trabzonspor, Beşiktaş'ı da geçme başarısı gösterdi. Böylesi kritik mücadele kağıt üzerindeki taktiksel beklentileri doğrularken yüksek tempolu ve nefes kesen bir 90 dakikaya sahne oldu. Thomas Reis geldikten sonra Trabzonspor'un oyun kurgusunun değiştiğini gözlemledik. Onuachu'nun yerine Franculino'ya şans verdikten sonra kenardan geliştirilen ataklarda orta yapmak yerine ikili oyunlar tercih edilerek pozisyonlar üretmeye çalışan bir Trabzonspor var. Oyunun ilk 20 dakikalık bölümünde Beşiktaş topa daha fazla sahip oldu. Orta alanda üstünlüğü aldı. İki kenardan geliştirdiği ataklarda girdiği gol pozisyonlarında Onana öne çıkan isimdi.
Trabzonspor'un böylesi maçlarda en büyük silahı, karşı atak başarısı... Muçi ile gelişen atakta Ozan'la Trabzonspor 1-0 öne geçti. İlk yarıda her iki takımın da girdiği pozisyon var. Özellikle Franculino ikinci golü atabilse Trabzonspor soyunma odasına daha rahat gidebilirdi. İkinci yarıda ise Beşiktaş bütün riskleri alınca arkada büyük boşluklar bıraktı. Eğer Trabzonspor final paslarını daha iyi değerlendirebilse maç daha erken bitebilirdi. Savunma Onana ile birlikte kusursuz bir performansa imza attı. Özellikle Nwaiwu savunmanın en iyisi olarak öne çıktı. Salah ile gelen ikinci gol ve büyük maçta alınan 3 puan Trabzonspor'un şampiyonluk yarışında ne kadar iddialı olduğunu ortaya çıkardı. Salah her maçta kalitesini ortaya koyarak takıma büyük katkı yapan bir fenomen.

Daha fazla ciddiyet gerekiyor

Trabzonspor rotasyonlu bir kadro ile sahaya çıktı. Buna rağmen bordo-mavililer, Finlandiya ekibi KuPS Kuopio takımından çok daha kaliteli bir takım. Maçın başında Salah'ın asisti ve Onucahu ile gelen gol… Golden sonra iki ceza saha arasında sıkışan sert ve boğucu bir orta alan mücadelesi vardı. Rakip takım duran top haricinde Trabzonspor savunmasına ilk yarıda 40. dakikaya kadar hiçbir tehlike yaratmadı. İlk yarını son dakikalarında yine sahneye Salah çıktı ve Trabzonspor'u soyunma odasına iki farklı skorla götürdü. İkinci yarının başında Franculino ile gelen üçüncü gol… 3-0'dan sonra ise sahada sergilenen özensiz bir tablo var. Böyle bir durumda rakip kim olursa olsun oyun disiplininden uzaklaştığınızda sorunlar başlıyor. Üstelik rakibin kadro kalitesi, fiziksel kapasitesi ve oyun ezberi son derece sınırlıyken… Önce kaleci Onana'nın yaptığı kritik hata ve kornerden gelen gol... Akabinde ise penaltı pozisyonu… Onana kurtarmasa bir anda sorunlar öne çıkardı. Kamerunlu kalecinin bu pozisyondan başka iki net gol pozisyonunu da önlediğini belirtelim. Yaşanan konsantrasyon düşüklüğü ve savunma zaafları göz ardı edilmemelidir. Trabzonspor rotasyonlu bir kadroyla çıktı, Salah'ın bireysel performansı ile maçı koparmasını bildi. Gerekli 3 puanı aldı. Ancak büyük takımlar sadece maç kazanmaz; skoru bulduğunda da oyunu ciddiyetle oynamaya devam eder… Çünkü ilerleyen tur ve maçlarda çok daha sert rakiplerin karşısında sorunlar başınızı çok fazla ağrıtır.

Franculino iyi mesajlar verdi

Galatasaray maçından sonra zorlu geçmesi beklenen Samsunspor maçı ilk 45 dakikada sonuçlandı desek yanlış bir yorum olmaz. Sahaya adeta net bir plan dahilinde ve yüksek öz güvenle çıkan Trabzonspor, oyunun başından itibaren temposunu rakibine kabul ettiren taraftı. Topa daha fazla sahip olan, dönen tüm sahipsiz topları alan ve Samsunspor'u kendi alanına hapseden bir Trabzonspor izledik. Önce Muçi, ardından Salah ile yoklanan Samsunspor kalesini Mustafa'nın sol kanattan müthiş bireysel gayreti ve adrese teslim pasıyla Muçi açtı. Ardından kaleci Okan'ın yaptığı büyük hata, Nwaiwu ile gelen 2. gol ve yine Samsunspor'un savunmasının büyük hatası ve Salah'ın asistinde Franculino ile skor 3'e geldi. Franculino, genç yaşına rağmen takıma ilerleyen süreçlerde çok daha fazla katkı yapacağının mesajlarını verdi. Ancak ilk yarının son dakikalarında yaşanan bir detay var ki Trabzonspor gibi hedefleri büyük bir takımın profesyonelliğiyle asla bağdaşmıyor. Skor 3-0, oyun tamamen kontrolün altında ve rakip çaresiz… Böyle bir durumda Melih'in gördüğü kırmızı kartın ne taktikle bir açıklaması olabilir ne de hırsla izah edilebilir. İkinci yarıda 10 kişi kalan rakibin üzerine doğaldır ki Samsunspor çok da fazla geldi. Samsunspor'un getirdiği ataklarda 3 topu direkten döndü. Trabzonspor ilk yarıda etkileyici performansla maçı koparmayı başarsa da Melih'in sorumsuzca gördüğü kırmızı kart nedeniyle ikinci yarıda sorunlar yaşadı. Ama önemli olan 3 puan ve şampiyonluk yarışının içerisinde olmak ise bunu başardılar.

Franculino iyi mesajlar verdi

Galatasaray maçından sonra zorlu geçmesi beklenen Samsunspor maçı ilk 45 dakikada sonuçlandı desek yanlış bir yorum olmaz. Sahaya adeta net bir plan dahilinde ve yüksek öz güvenle çıkan Trabzonspor, oyunun başından itibaren temposunu rakibine kabul ettiren taraftı. Topa daha fazla sahip olan, dönen tüm sahipsiz topları alan ve Samsunspor'u kendi alanına hapseden bir Trabzonspor izledik. Önce Muçi, ardından Salah ile yoklanan Samsunspor kalesini Mustafa'nın sol kanattan müthiş bireysel gayreti ve adrese teslim pasıyla Muçi açtı. Ardından kaleci Okan'ın yaptığı büyük hata, Nwaiwu ile gelen 2. gol ve yine Samsunspor'un savunmasının büyük hatası ve Salah'ın asistinde Franculino ile skor 3'e geldi. Franculino, genç yaşına rağmen takıma ilerleyen süreçlerde çok daha fazla katkı yapacağının mesajlarını verdi. Ancak ilk yarının son dakikalarında yaşanan bir detay var ki Trabzonspor gibi hedefleri büyük bir takımın profesyonelliğiyle asla bağdaşmıyor. Skor 3-0, oyun tamamen kontrolün altında ve rakip çaresiz… Böyle bir durumda Melih'in gördüğü kırmızı kartın ne taktikle bir açıklaması olabilir ne de hırsla izah edilebilir. İkinci yarıda 10 kişi kalan rakibin üzerine doğaldır ki Samsunspor çok da fazla geldi. Samsunspor'un getirdiği ataklarda 3 topu direkten döndü. Trabzonspor ilk yarıda etkileyici performansla maçı koparmayı başarsa da Melih'in sorumsuzca gördüğü kırmızı kart nedeniyle ikinci yarıda sorunlar yaşadı. Ama önemli olan 3 puan ve şampiyonluk yarışının içerisinde olmak ise bunu başardılar.

Fabinho ve Ozan ikilisi çok ağır kaldı

Trabzonspor, Amed deplasmanından sonra ligde puanı olmayan Konya'da da 3 puanı bıraktı. Nedensiz, başarısızlık olmaz. Sorun, takım olamamakta. Trabzonspor maça adeta 1-0 geride başladı. Savunmanın merkezinde Savic'in yaptığı hata, Konya'nın golünü getirdi. Geriye düştükten sonra ise topa daha fazla sahip olan Trabzonspor, rakip sahada gol pozisyonu üretmekte yetersiz kaldı. İlk yarıda sadece Aral'ın sol kanattan kişisel gayretiyle getirdiği toplardan başka organize atak girişimleri yoktu. Konyaspor'un ani çıkışlarında ise önde oynayan 4 oyuncunun top rakipteyken savunmaya yardım etmemesi orta sahayı sürekli eksik bıraktı. Bu devrede farkın açılmasını önleyen isim 2 net pozisyondaki kurtarışlarıyla Onana oldu. Pina'nın mükemmel getirdiği pozisyonda Salah'ın değerlendiremediği ataktan başka bir şey yoktu. Fabinho ve Ozan ikilisi, Konyaspor'un karşı ataklarında rakibe basmakta ve alanı kapatmakta çok ağır kaldı. Geçen sezonki basan, ikili mücadele kazanan, takımı öne iten, o dirençli orta saha şu an ne yazık ki yok! İkinci yarıda skoru değiştirmek adına yoğun bir baskı kurmalarına rağmen Konyaspor kalecisini geçmeyi başaramadılar. Fabinho'nun direkten dönen topu, Bahadır'ın mükemmel kurtarışları, Konya'yı ayakta tuttu. Sonuç, topa sahip olmasına rağmen orta alandaki yumuşaklığın ve üretkenlik sorununun ortadan kaldırılması, bir takım kimliğiyle sahada yer alınması gerekiyor.

Aral gecenin parlayan yıldızıydı

Çalkantılarla dolu bir haftanın ardından Gençlerbirliği maçı büyük önem taşımaktaydı. Sahada arzulu, coşkulu ve tempolu bir Trabzonspor vardı. Sezon başında beri yazdık çizdik. Kenardan Onuachu'ya gerekli pasların gelmesi gerektiğini söyledik. Yani hücumda kenar organizasyonlarının Trabzonspor için ne kadar önemli olduğu gerçeği, bu maçta bir kez daha görüldü. Sol kanatta müsabakanın başından itibaren çok etkili performans ortaya koyan Aral'ın adrese teslim ortasında Onuachu, takımını öne geçirdi. Erken golün verdiği moral ve öz güvenle yapılan baskı sonucunda kazanılan penaltıda, Salah ile ikinci gol atıldı. Sağ kanatta Pina ve Salah'ın yakaladığı müthiş oyun ve Pina'nın getirdiği topu, Onuachu ağlara yolladı. 3-0'dan sonra orta sahaların çabuk geçildiği, zaman zaman G.Birliği'nin de pozisyona girdiği anlar vardı. Bordo-mavililerde Aral, Onuachu'ya yaptığı asistin yanında direkten dönen topu ve ürettiği tehlikelerle maçın en parlak ismi oldu. Ancak Aral'a uyarı yapmak gerekiyor. Hücumda ne kadar etkiliyse, rakip ataklarda sol bek Mustafa'ya yardıma gelmeli. Sağ kulvarda ise Pina ve Salah ikilisinin birbirini tamamlayan hareketliliği savunmayı felç etti. Salah'ın pasında Muçi ile dördüncü ve yeni transfer Franculino ile 5'inci gol geldi. Trabzonspor; hücum hattındaki tüm aktörlerin tabelaya katkı vermesi sonucunda yüksek oyun arzusuyla taraftarına muazzam bir futbol akşamı yaşattı.

Hücum planında büyük sıkıntı var

Ferencvaros maçından sonra moral kazanmak için Amed deplasmanından alınması gereken üç puan büyük önem taşımaktaydı. Ama bir başka gerçek var ki futbol kadronuz diğer takıma göre daha zengin olsa da ortaya koyacağınız mücadele ve takım birlikteliği büyük önem taşır. Amed gibi Süper Lig'e yeni çıkan takım karşısında oynanan oyun ve sonuç büyük bir hayal kırıklığı olsa gerek. Salah'ın ilk yarıdaki fırsatçılığıyla gelen golden sonra ise sahada ne yaptığını bilmeyen bir takım vardı. Saha içi kurgusu ve özellikle hücum üretkenliği yok denecek kadar azdı. Trabzonspor adına öne çıkan oyuncu, üç net gol pozisyonunu önleyen ve penaltıyı kurtarmasına rağmen savunma oyuncularının pozisyonu izlemesiyle golü kalesinde gören Onana ise söyleyecek fazla bir sözümüz yok. Salah'a asisti yapsa da Muçi'nin inanılmaz top kayıpları, hücum devamlılığını baltaladı. İki kenarın tamamen oyundan düşmesi ve üretkenlikten uzak kalması Trabzonspor'un kanat organizasyonlarını felç etti. Önde top tutamama ve kazanılan topları çabuk kaybetme sorunu birleşince, takım rakip yarı alana yerleşemedi. Geriden çıkarken yapılan pas hataları ve dönen ikinci topların tamamının Amed'e kaptırılmasıyla ilk yarı oyunu tamamen rakibe teslim ettiler. İkinci devrede rakip alanda daha fazla görünmelerine rağmen ceza sahasına girmekte ve net gol pozisyonu üretmekte büyük yetersizlikler vardı. Topa sahip olunan anlarda dahi, organize bir hücum planının devreye girememesi ve her şeyin bireysel becerilere kalması gol pozisyonlarında yetersizliklerin en önemli nedeniydi. Aral beklentilerden uzak bir oyun ortaya koydu. Kenarlardan istenilen toplar gelmediği için de Onuachu'nun etkisizliği devam etti. Son dakikada gelen gol ise savunmanın büyük hatası kaynaklıydı.